DOLAR 32,2726 0.13%
EURO 34,9580 0.24%
ALTIN 2.423,850,11
BITCOIN 2182561-1,13%
Ankara
20°

HAFİF YAĞMUR

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

66 okunma

Çıplak fotoğraflarını internete sızdıran kişiyi noktalama işaretlerinden buldular! Kendilerini feda ettiler ama işe yaradı… İkizlerin amansız savaşı

ABONE OL
10 Eylül 2023 14:30
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Madison Conradis, 10 yıl önce tanımadığı bir Facebook hesabından endişe verici bir mesaj aldı. Mesajda çıplak fotoğraflarının internette siteden siteye yayıldığı belirtiliyordu.

Madison, o sırada henüz 24 yaşındaydı ve Florida merkezli bir şirketin pazarlama departmanında çalışmaya başlamıştı.

Söz konusu fotoğraflar Madison’ın üniversite öğrencisi olduğu dönemde çekilmişti. Kısa süreliğine modellik ve oyunculuk yapan Madison’ın katıldığı bir çekimin perde arkasını yansıtan bu karelerin kesinlikle yayınlanmamış olması gerekiyordu.

Fotoğrafları çeken sanatçının ve pek çok meslektaşının eserlerini yükledikleri site, bir yıl önce korsanların saldırısına uğramıştı. Madison söz konusu fotoğrafların bu şekilde ele geçirildiğini düşündü başlangıçta.

Üstelik sadece fotoğrafları değil, adı ve iletişim bilgileri, paylaşımlar konusunda hiçbir kuralın geçerli olmadığı 4chan sitesi üzerinden dünyaya yayılıyordu.

Madison, o günleri Washington Post’a anlatırken, “Yüreğim ağzıma geldi. ‘Birileri bunlara nasıl ulaşmış? Fotoğraflarımı nereden bulmuşlar? Başka kimlere gönderiyorlar?’ diye düşünmek çok ürkütücü” ifadelerini kullandı.

FOTOĞRAFLAR BABASINDAN ESKİ PATRONUNA KADAR HERKESE GİTTİ

Fotoğrafları yayan kişi her kimse bununla yetineceğe benzemiyordu. Çeşitli sahte Facebook hesaplarından Madison’a mesaj atan kimliği belirsiz kişiler, genç kadına şantaj yapıyor, yeni çıplak fotoğraflarını göndermediği takdirde 4chan’deki kareleri daha da fazla yaymakla tehdit ediyordu.

Fotoğrafların gönderildiği kişiler arasında Madison’ın babası ve çalıştığı şirketin müşterileri de vardı. Hatta geçmişte çalıştığı bir restoranın yöneticisi panik içinde Madison’ı arayıp fotoğrafların kendi mesaj kutusuna da düştüğünü bildirmişti.

Bu olaydan iki yıl sonra Florida eyaletinde siber tacizle mücadele ilgili bir yasa yürürlüğe girdi. Bunun üzerine Madison, mahallesindeki polis karakoluna giderek tüm yaşananları birer birer anlattı. Ancak aldığı cevapla beyninden vurulmuşa döndü: Polis Madison’a yaşadığı şeyin suç teşkil etmediğini söylemişti.

ADALETİ SAĞLAMAK İÇİN KOLLARI SIVADILAR

Madison’ın bilmediği bir diğer şey de yalnız olmadığıydı. Aynı adam birçok kadını benzer şekillerde hedef almış, o kadınlar polise başvurduklarında tıpkı Madison’ın aldığı yanıtı almıştı: “Yapacak bir şey yok.” Polisten yardım alamayan kadınlar bunun üzerine adaleti kendi kendilerine sağlamak için kolları sıvadı.

Aradan geçen 10 yılda teknolojinin ilerleyişi ile yapay zekânın ve sosyal medyanın gelişimi, Madison’ın uğradığına benzer saldırıları daha da kolaylaştırdı. Ancak kurbanları koruyacak hukuki altyapı henüz oluşmuş değil. Örneğin ABD’de uygulanan yasalar kurbanlardan fotoğrafları yayan kişilerin amacının kendilerine zarar vermek olduğunu kanıtlamasını istiyor.

Bu da işi çok zorlaştırıyor. Zira fail bulunsa bile niyetin ne olduğunu ispatlamak çok güç. Örneğin Madison’ın fotoğraflarını yayan kişi “Amacım ona acı vermek değildi, fotoğrafları beğendim paylaştım” diye bir savunma yaptığında aksini iddia etmek imkânsızlaşıyor.

Madison’ın hikâyesine dönersek…

Madison Conradis

“KEYFİNİZ YERİNDE BAKIYORUM”

Polisten beklediği yanıtı alamayan ve uğradığı saldırıların dozu günden güne artan Madison, kısa süre önce baro sınavını geçen ikiz kız kardeşi Christine Messier’dan yardım istedi. Ancak Christine’in uzmanlık alanı çevre hukukuydu ve siber suçlar konusunda hiçbir bilgisi yoktu. Konuyu araştırmaya başlayan Christine, yasaların kardeşini korumak için neredeyse hiçbir şey yapmadığını fark etti.

Diğer yandan Madison, hayatına devam etmek istiyor ama yeni birileriyle tanıştığında çok utanıyordu. Çünkü adını internette arayan herkesin çıplak fotoğraflarıyla karşılaşacağını biliyordu.

Madison, 2016 yılında iş ortamında Jeffrey Geiger isimli adamla tanıştı. Geiger, Maine’de yaşıyordu. Ama sık sık birbirlerini ziyaret ediyor birlikte seyahatlere gidiyorlardı.

Sonbaharda birlikte Florida Keys’de bir tatile çıktılar. Bu tatil sırasında sosyal medyadan uzak durmaya çalışan Madison’ın tek istisnası Snapchat’te paylaştığı bir günbatımı manzarasıydı.

Ertesi sabah uyandığında Madison’ın Facebook mesaj kutusunda kendisini taciz eden hesapların birinden gelmiş bir mesaj vardı: “Keys’de keyfiniz yerinde bakıyorum…”

İKİZİNİN FOTOĞRAFLARI DA YAYILMAYA BAŞLADI

Madison, mesajı atan kişinin Snapchat paylaşımını gördüğünü anladı. Hemen uygulamadan hikâyesini kimlerin gördüğüne baktı. Listede 39 kişi vardı ve en son sıradaki kişi üniversiteden tanıdığı biri olan Christopher Buonocore’du. Ancak bu birini siber tacizle suçlamaya yetecek güçte bir kanıt değildi.

2017’nin sonlarına gelindiğinde, Madison’ın Geiger’la olan ilişkisi bitmek üzereydi. Genç kadının aklı sürekli 4chan’deki fotoğraflardaydı. Dahası o dönemde hem Madison’ın hem de ikizinin yeni fotoğrafları sızmaya başlamıştı.

Kız kardeşlerin daha sonra mahkemeye sundukları bir dilekçeye göre, Geiger Madison’ın modellik zamanında çektirdiği bazı fotoğrafları CD’lerden Dropbox’a aktarmasına yardım etmişti. Christine’in kocası için çektiği birkaç özel fotoğraf da Dropbox’a aktarılan kareler arasındaydı. Tüm bu fotoğraflar internete sızmıştı. Sızanlar arasında Madison’ın sadece Geiger’la paylaştığı kareler de vardı.

Kız kardeşlerin şikâyetine göre, Geiger’la yüzleştiklerinde adam Madison’i taciz eden hesaplardan biriyle iletişim kurduğunu doğrulamıştı. (Geiger, şikâyete verdiği resmi yanıtta, Madison’ın fotoğraflarını Dropbox’a yüklemesine yardım ettiğini doğruladı ancak diğer suçlamaları reddetti.)

Kimliği belirsiz haydut sonunda istediği fotoğraflara kavuşmuştu. Artık sadece Madison’ı değil Christine’i da hedef alıyordu.

SAVCI “KÖTÜ NİYET” GÖRMEDİ

Şikayetinde belirttiğine göre, Madison, Geiger’la ilişkisini derhal bitirdi. Geiger, Christine’e gönderdiği el yazısı bir notta, “Ben bir aptalım, kız kardeşini hak etmiyorum. Unutmanızı ya da yaptığım şeyi göz ardı etmenizi istemiyorum. Tek umudum bir gün beni affetmeniz. Sevdiğim herkesin hayatı üzerine yemin ederim tek yaptığım şey yardım etmeye çalışmaktı” diyordu.

Kardeşler, Geiger’ı Maine’de yaşadığı şehirde polise şikâyet etti ancak dönemin savcısı kovuşturmaya yer olmadığına karar verdi. Savcı Lisa Bogue’un raporunda “kötü niyet” unsurunun eksik olduğu belirtiliyordu. Raporda Geiger’ın Madison’a yazdığı bir e-postada “Fotoğrafları New York’taki adama güvenini kazanmak ve daha fazla bilgi toplamak için gönderdim” dediği belirtiliyordu.

İlgili polis memuru ise soruşturmayı kapatan raporunda Geiger’ın “kardeşlerden herhangi birini taciz ya da tehdit etme niyeti taşıyor gibi görünmediği”ni yazmıştı. (Savcı Bogue ve Geiger, yorum taleplerine yanıt vermedi.)

Madison ve Christine ise bir avukat yardımıyla 4chan’deki fotoğrafların bazılarını “telif hakları ihlali” gerekçesiyle kaldırtmayı başardı. Ancak polisin desteği olmadığından, fotoğrafları yayan kişiye dair ellerinde bir kanıt da bulunmadığından dava açmaları söz konusu olmadı.

NOKTALAMA İŞARETLERİNİN İZİNİ SÜRÜP BAŞKA KURBANLARA ULAŞTILAR

Eylül 2018’de kardeşler, Geiger ile bir “John Doe”nun yani kimliği belirsiz kişinin, mahremiyetlerini ihlal ettiği ve kendilerine kasıtlı olarak manevi zarar verdiği suçlamalarıyla bir hukuk davası açtı. Asıl amaçları bir soruşturma başlamasını sağlamak, 4chan’e ve internet hizmet sağlayıcılara celp göndertip John Doe kişisinin IP adreslerini ve iletişim bilgilerini açığa çıkarmaktı.

Bu celplere yanıt beklerken boş durmayan kardeşler, kendi araştırmalarını sürdürdü. Kendilerini taciz eden kişinin 4chan’deki kullanıcı adını internette aratıyor, noktalama işareti kullanımı gibi ipuçlarından faydalanarak başka kurbanlar olup olmadığını bulmaya çalışıyorlardı.

Bu araştırmanın sonucunda aynı kişinin dört kadının daha fotoğraflarını paylaştığı ortaya çıktı. Madison ve Christine bu kadınların Facebook hesaplarına girince ilginç bir detay ortaya çıktı: Kadınların hepsinin ortak bir arkadaşı vardı ve bu kişi Chris Buonocore’dan başkası değildi.

Christine Messier

CHRISTINE’İN DÜĞÜNÜNDE BİLE BULUNMUŞTU

Madison, Buonocore’u, insan ilişkileri zayıf bir adam olarak hatırlıyordu. Christine’le birlikte Florida Teknoloji Enstitüsü’nde okumuştu ve Christine’in gelecekteki eşi Dana Messier ile aynı öğrenci kulübüne üyeydi. Madison da yakınlardaki Brevard Üniversitesi’nin takımında beysbol oynadığından, Christine, Dana ve Dana’nın Buonocore dahil kulüp arkadaşları hep birlikte maçlara gidiyorlardı.

Madison ve Christine önce rahatladı ardından mide bulandırıcı bir idrak yaşadı. Buonocore, Madison’a yönelik tacizlerin dozunu iyice artırdığı Mart 2017’de Dana ve Christine’in düğünlerine katılmıştı. Çok büyük bir düğündü. Dana’nın aynı döneminden kulüp arkadaşları da katılmıştı ve nedime Madison’a işkence eden kişinin davetlilerden biri olabileceği kimsenin aklının ucundan geçmemişti.

Madison, “Düğünde kendisiyle hiç muhatap olmadım ama kesinlikle oradaydı” diye konuştu.

Kardeşler diğer kurbanlarla iletişime geçmekte tereddütlüydü. Herhangi birinin Buonocore’la yakın olup olmadığını bilmiyorlardı çünkü ama 2018 ilkbaharında Christine kadınlara ulaşmaya karar verdi.

ESKİ KIZ ARKADAŞI, ESKİ NİŞANLISI, AKRABASI …

Buonocore’un daha sonra imzaladığı itirafında belirttiği üzere kadınlardan biri eski kız arkadaşıydı. 2013’ten beri Buonocore’un tacizleriyle yaşayan bu kadın 2016’da Florida’da polise başvurmuş, kimliği belirsiz bir kişinin bir zayıflama programı kapsamında çekilen ve dizüstü bilgisayarında sakladığı çıplak fotoğraflarını 4chan’de paylaştığını bildirmişti. Ancak raporda paylaşan kişinin kimliğinin tespit edilip edilmediği yazmıyordu.

Kadınlardan bir diğeri Buonocore’la akrabaydı. 2016’da bu kadın henüz 14 yaşındayken, Buonocore okul üniformalı fotoğraflarını 4chan’de paylaşıp “Bana akıl verin; çıplak fotoğraflarını göndermesi için ne yapayım?” diye sormuştu. Birçok paylaşımda Buonocore’un bu kişiyle ilgili suç unsuru teşkil eden niyetlerini dile getirdiği de itiraf metninde yer aldı.

Üçüncü kadın Buonocore’un new York’tan çocukluk arkadaşıydı. Şu an yetişkin olan kadının 15 yaşındayken bir erkek arkadaşına gönderdiği göğsü açık fotoğrafı, Buonocore bir şekilde eline geçirmiş ve internette yaymıştı. Ardından kadına bilmediği numaralardan SMS’ler ve aramalar gelmeye başlamış, tanımadığı sesler “Üzerinde mavi bir kazak var” gibi ifadelerle kadına izlendiğini hissettirmişti.

Buonocore’un tuhaf noktalama hataları sayesinde bu kadın 2016 sonlarında kendisini taciz eden kişinin kim olduğunu anlamıştı. Yüzleştiği Buonocore yaptıklarını itiraf da etmişti. Ancak erkek kardeşinin araya girip aile olarak sorunu çözecekleri konusunda garanti vermesiyle kadın dava açmaktan vazgeçmişti. Kadın bu yazışmaların ekran görüntülerini Christine’e gönderdi.

Dördüncü kadın Buonocore’un New York’taki eski nişanlısıydı. Ayrılığın ardından Buonocore kadının özel fotoğraflarını paylaşmaya başlamıştı. İtiraf metnine göre, kadın bu gerçeği Christine’in kendisine mesaj göndermesiyle öğrendi.

CHRISTINE BÜTÜN DELİLLERİ TEK BİR DOSYADA TOPLADI

Bu gelişmelerin ardından Madison ve Christine bir kez daha polise gitti. Ama bu kez adresleri Buonocore’un yaşadığı New York’un Suffolk ilçesi oldu. Ancak polis Buonocore’un eylemlerinin yasaları ihlal ettiğinden şüpheliydi.

Polis sözcüsü Dawn Schob, Washington Post’a yaptığı açıklamada, “Kişinin rızası olmadan özel fotoğraflarını paylaşan failler çok büyük bir travmaya yol açmaktadır. Bu davaları çok önemsiyor ve kurbanlar için elimizden geleni yapıyoruz. Bu olaydaki kurban Suffolk’ta yaşamıyordu ve kendisine olayı yaşadığı yerdeki polise bildirmesi tavsiye edildi” dedi. Halbuki 2019’da Suffolk’taki polis Christine’e, fotoğrafların bu şehirden paylaşıldığının kanıtlanması halinde kendilerinin yetki alanına gireceğini söylemişti. Bazı polisler ise “O fotoğrafları hiç çekmemeliydin” diyerek suçun Christine’de olduğunu ima etti.

Yılmayan Christine, bütün davayı 59 sayfalık bir belgede topladı. Belgede ellerindeki kanıtların yanı sıra kurbanların yaşadıkları eyaletlerde geçerli ilgili yasalar da yer alıyordu. Christine, belgenin kopyalarını diğer kadınlara da gönderdi. Her biri yaşadıkları yerlerdeki polise başvuru yaparak soruşturma talebinde bulundu.

2019’DA DOSYAYI FBI ÜSTLENDİ

Nihayet ilerleme kaydetmeye başlamışlardı. Florida’da Christine’in yaşadığı yer olan Manatee ilçesindeki şerif, dosyayı federal dedektiflerle paylaştı. Temmuz 2019’da, FBI dosyayı devraldı ve altı kadın adına soruşturma başlattı. Soruşturmanın temelini Christine’in topladığı dosya oluşturdu.

Madison ve Christine’in açtıkları hukuk davası henüz kapanmamıştı. 2020’nin ilkbaharında, paylaşımları yapan kişinin IP adresleri üzerinden kimlik bilgileri tespit edildi. Tam da tahmin ettikleri gibi, fotoğraflarını internette yayan kişi Buonocore’du. Bunun üzerine Nisan ayında yaptıkları başvuruyla “John Doe” ismini Christopher Buonocore olarak değiştirdiler. (Buonocore’un avukatları yorum taleplerine yanıt vermedi. Buonocore ise hakkında açılan hukuk davasına hiç yanıt vermedi.)

Aslına bakılırsa hukuk davası amacını yerine getirmişti. Kardeşler Buonocore’un maskesini düşürmüştü. Ancak bu noktada Buonocore iflas başvurusu yaptı. Bu sayede Madison ve Christine’in tazminat alma şansı kalmadı.

Mahkeme kayıtlarına göre kardeşlerin Geiger’a açtıkları davada da açıklanmayan bir miktar tazminat karşılığında anlaşmaya varıldı. Davanın yargıcı Buonocore hakkında gıyabında bir karar verdi ve Madison ve Christine’in fotoğraflarını internetten kaldırıp yok etmesine hükmetti.

Ancak ceza davası daha yeni başlıyordu.

YARGIÇ SAVCININ TALEBİNİN ÜSTÜNDE CEZA VERDİ

Aralık 2020’nin sonunda Florida Orta Bölge Savcılığı, davayı üstlendi. Ancak kişilerin özel fotoğraflarını yaymak federal bir suç olmadığından, Buonocore hakkında altı ayrı sanal takip suçlamasında bulunuldu. Ocak’ta görülen davada Buonocore, altı suçlamayı da kabul etti ancak Madison, yargıcın ceza verirken Buonocore’a yumuşak davranacağından endişe ediyordu. Yerel polisin tavrı gösterge kabul edildiğinde, Buonocore’un bir uyarıyla kurtulması çok olasıydı.

Kasım 2021’de Buonocore’un ceza duruşmasında Madison ifade verdi. Adamın kurbanlarının fotoğraflarını binlerce kez tekrar tekrar paylaştığını, yaşadığı acıyı ve bu eylemlerin manasızlığını anlattı. Yargıç Thomas Barber’a da seslenen Madison, “Sizin sevdiğiniz bir de onun kurbanı olabilirdi” dedi.

Barber bu tür davalara pek aşina değildi. Şahsi hayatında da dijital dünyayla pek alakası yoktu. Üstelik Buonocore’un sanal takiple suçlanmış olması durumu daha da karmaşık hale getiriyordu. Ancak davalının eylemleri bu davayı sıradan bir sanal takip vakası olmanın ötesine taşıyordu.

Buonocore, Barber’dan iyi hal indirimi talep etti ve psikiyatrik tedaviye ihtiyacı olduğunu belirtti. 41 ay sınırının altında bir ceza bekliyordu. Ama Yargıç Barber, Buonocore’u bir federal hapishanede 15 yıl hapse mahkûm etti. Bu ceza savcının talebinin bile neredeyse 4 yıl üzerindeydi. (Buonocore şu an hapiste ve cezasının azaltılması için temyiz sürecini işletiyor.)

TACİZCİYİ AÇIĞA ÇIKARMAK İÇİN KENDİLERİNİ FEDA ETTİLER

Madison ve Christine bu karara çok sevindi ancak mahkeme salonundan çıktıklarında yaşadıkları tacizleri tamamen arkalarında bırakmanın mümkün olmadığını fark ettiler.

Buonocore’un diğer dört kurbanının isimleri mahkeme kayıtlarında gizli tutulmuştu. Eğer bekledikleri yardımı en baştan alabilselerdi Madison ve Christine de bu gizlilikten faydalanabilecekti. Ancak hukuk davası açtıkları için bundan feragat etmişler, Buonocore’un ipliğini pazara çıkarmak için kendilerini açık etmek zorunda kalmışlardı.

Bugün birileri internette kardeşlerin isimlerini aradığında, davayla ilgili kayıtlara ulaşabiliyor. Dahası Buonocore’un hapiste olmasına ve fotoğrafların çoğunun silinmesine karşın, yapılmış binlerce paylaşım var. Bu fotoğrafları kimin gördüğü, kimin indirip gelecekte yeniden paylaşmak üzere sakladığı belli değil.

Madison ömrünün sonuna kadar Buonocore’un yaptığı saldırıyla yaşamak zorunda olduğunu belirterek, “Bu durumu farkındalığı artırmak ve insanlara yardım etmek için kullanmak istiyoruz. Yaşadığımız bunca acının bir amacı olmalı” diye konuştu.

The Washington Post’un “Ignored by police, twin sisters took down their cyberstalker themselves” başlıklı haberinden derlenmiştir.

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP
300x250r
300x250r

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

deneme
dedektif | özel dedektif | fixbet giriş